Toplu Psikozu Kırmanın Bencesi
- Hamit Orhan Demircan
- 9 Mar
- 3 dakikada okunur
Toplu psikozu kırmanın bir toplumda bencesi görece sağlığını koruyabilmiş ve en azından gerçekçi olmayan inanışlara, neredeyse, sahip olmayan herkesin işinde, mesleğinde, toplumsal görevlerinde ve dahi sosyal hayatında tüm gerçekliğini, tüm etik kurallara ve hukuka, başta kendi sağlığına azami özeni göstermesi sonucunda uyarak işine odaklanmasıyla mümkün olabilir.
Bu kadar.
İşini yap, yoluna bak. İşini yap, yoluna bak.
Kimsenin kurtarıcısı olmaya kalkma.
Türk, öğün, çalış, güven. - Mustafa Kemal Atatürk
"Toplu psikoz" (veya teknik adıyla Paylaşılmış Psikotik Bozukluk), bir kişinin sahip olduğu sanrıların (gerçek dışı inanışların), aralarında yakın duygusal bağ bulunan bir veya daha fazla kişiye "bulaşması" durumudur. Literatürde sıklıkla Fransızca bir terim olan "Folie à deux" (iki kişilik delilik) olarak da anılır. [1, 2, 3]
Bu durumun temel özellikleri şunlardır:
Bulaşma Süreci: Genellikle baskın bir figür (birincil vaka) gerçek bir psikotik bozukluğa sahiptir. Bu kişinin sanrıları, ona bağımlı olan veya yakın bağ kuran diğer kişi(ler) tarafından gerçekmiş gibi kabul edilir.
İlişki Yapısı: Çoğunlukla aynı aile içindeki bireyler (eşler, kardeşler, ebeveyn-çocuk) arasında görülür. Bu kişiler genellikle dış dünyadan izole bir yaşam sürerler.
Belirtiler: En yaygın belirti sanrıların (delüzyonların) paylaşılmasıdır. Nadir durumlarda işitsel veya görsel varsanılar (halüsinasyonlar) da birlikte görülebilir.
Tedavi Yaklaşımı: Tedavide genellikle ikincil kişiyi baskın figürden ayırmak, sanrıların kendiliğinden azalmasına yardımcı olabilir. Ancak her iki tarafın da profesyonel psikiyatrik destek alması kritiktir. [1, 2, 3, 4, 5]
Not: Bu durum, bazen çok daha büyük insan gruplarını etkileyen "Kitle Histerisi" (Kitlesel Psikojenik Hastalık) ile karıştırılsa da; toplu psikoz daha çok küçük, birbirine sıkı sıkıya bağlı gruplardaki klinik bir bozukluğu ifade eder. [2]
DSM (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) kaynaklarında "toplu psikoz" kavramı, baskın bir sürüm değişikliğiyle ele alınmaktadır. [1, 2]
DSM-IV ve DSM-IV-TR Kriterleri
Eski sürümlerde (DSM-IV-TR), bu durum "Paylaşılmış Psikotik Bozukluk" (Shared Psychotic Disorder) adıyla müstakil bir tanı olarak yer alıyordu. Tanı kriterleri şunlardı: [1, 3]
A Kriteri: Halihazırda yerleşik bir sanrısı (delüzyonu) olan başka bir kişi veya kişilerle yakın bir ilişki içinde olan bir bireyde sanrı gelişmesi.
B Kriteri: Gelişen bu sanrının, yerleşik sanrısı olan kişinin sanrısıyla içerik olarak benzer olması.
C Kriteri: Bu bozukluğun başka bir psikotik bozukluk (şizofreni gibi) veya duygu durum bozukluğuyla daha iyi açıklanamaması; ayrıca madde kullanımı veya tıbbi bir duruma bağlı olmaması. [3, 4]
DSM-5 ve DSM-5-TR Değişikliği
Güncel olan DSM-5 ve en son sürüm olan DSM-5-TR'de (Mart 2022), bu durum artık ayrı bir hastalık kategorisi olarak tanımlanmamaktadır. Bunun yerine şu şekilde sınıflandırılır: [5, 6]
Tanımlanmış Diğer Şizofreni Spektrumu ve Diğer Psikotik Bozukluklar: Eğer kişi sanrılı bir partnerin etkisiyle benzer inanışlar geliştirmişse ama kendisi tam bir "Sanrılı Bozukluk" kriterlerini karşılamıyorsa bu başlık altında kodlanır.
Sanrılı Bozukluk (Delusional Disorder): Eğer ikincil kişi, partnerinden bağımsız olarak da sanrı kriterlerini tam olarak karşılıyorsa, doğrudan bu tanı konulur. [2, 6, 7, 8]
Temel Farklar ve Klinik Görünüm
Baskın Figür (Primer): Genellikle şizofreni veya sanrılı bozukluğu olan, sosyal olarak baskın kişidir.
Alıcı Figür (Sekonder): Genellikle telkine açık, bağımlı kişilik özellikleri gösteren ve sosyal olarak izole edilmiş kişidir.
Ayırım: DSM-5'in yaklaşımına göre, ikincil kişiyi baskın figürden ayırmak sanrıların kaybolmasına neden olabilir; bu da tanının "paylaşılmış" doğasını doğrular. [2, 9, 10, 11, 12]
Yorumlar